<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kurşun Kalem &#187; Günlük Yazılar</title>
	<atom:link href="http://www.yok.be/kategori/gunluk-yazilar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yok.be</link>
	<description>Hayatıma dair başlıklar.</description>
	<lastBuildDate>Mon, 02 Aug 2010 15:44:59 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Hayatımdaki bazı yenilikler</title>
		<link>http://www.yok.be/hayatimdaki-bazi-yenilikler.html</link>
		<comments>http://www.yok.be/hayatimdaki-bazi-yenilikler.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Aug 2010 15:44:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kurşunkalem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günlük Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[alabai]]></category>
		<category><![CDATA[alabai resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[alabai videoları]]></category>
		<category><![CDATA[Alabay]]></category>
		<category><![CDATA[alabay resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[alabay videoları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yok.be/?p=215</guid>
		<description><![CDATA[Bu yazının başlığını atarken bir yandanda en son yazdığım yazının tarihine bakıyordum, sizlere en son 22 mart 2010 tarihinde yazmışım. Yaklaşık 4,5 aylık bir aradan sonra yeni bir yazı ve hayatımdaki değişiklikler ile sizlerin karşısındayım. İnatçı insanların inatları uğruna yapamayacakları şey yoktur ve bende bu insanlar arasında yer almaktayım, bir arkadaşımın inadına yıllardır tiryakisi olduğum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Bu yazının başlığını atarken bir yandanda en son yazdığım yazının tarihine bakıyordum, sizlere en son 22 mart 2010 tarihinde yazmışım. Yaklaşık 4,5 aylık bir aradan sonra yeni bir yazı ve hayatımdaki değişiklikler ile sizlerin karşısındayım. İnatçı insanların inatları uğruna yapamayacakları şey yoktur ve bende bu insanlar arasında yer almaktayım, bir arkadaşımın inadına yıllardır tiryakisi olduğum sigaradan kendimi muaf tutmuş bulunmaktayım. Bugün sigara denen illeti bırakmamın 4 ncü haftası dolacak, yani buda ortalama 28-30 güne denk gelmektedir. Dile kolay bunun adı nikotin öyle kolay kolay söküp atamıyorsun. Sigarayı bırakmak ile birlikte bir kötü alışkanlığım ortaya çıktı bunun adınada cak cak sakız çiğneme diyorum. Sigarayı unutmak için sakıza başladım ve böyle gidese korkarım ki sakız illetinden kurtulmak için yeniden sirgaya başlayacağım <img src='http://www.yok.be/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> )</p>
<p style="text-align: justify;">Sigarayı bir kenara bırakmanın ardından, ömrü hayatım boyunca hep çekmiş olduğum uyku probleminide çözmüş bulunuyoum. Annemin tabiri ile akşam atmaz, sabah kalkmaz olan ben artık akşamları erken saatte yatıp sabahları ise çok erken saatte kalkıyorum, ve hatta her sabah erken saatte 2 saatlik spor ve yürüyüş yapıyorum.</p>
<p style="text-align: center;">Yenilikler bunlarla bitecek gibi değil, sigarayı bırakmam ve spora başlamamın ardından bir bahane ve bir yoldaş olması açısından kendime bir köpek aldım. Şuan altı aylık olan bu köpeğimin adı Efe. İsmi koyan ben değilim, bir arkadaşımın ricası üzerine bu ismi koydum oldukçada hoşuma gitti. Köpeğimin cinsi Orta Asya Çoban Köpeği Alabay ( alabai ) dir. Kendisi oldukça iri cüsseli bir köpek olup görenlerin ağzını açık bırakmaktadır, ve kendisinin öyle bir havlaması vardır ki bu yaşta duyan aslan kükrüyo sanır <img src='http://www.yok.be/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> )<br />
<img class="aligncenter" title="işte bizim efe jr" src="http://www.yok.be/wp-content/woo_uploads/16-IMAG0174.jpg" alt="" width="592" height="995" /></p>
<p>Hayatımda bunların dışında bir çok yenilik ve güzellik bulunmakta ilerleyen günlerde işleri yola koyduktan sonra yeni gelişmeler ile sizlerin karşısında olacağım. Şuan en öncelikli hedefim <strong><a title="video izle" href="http://www.vidyo.net">video sitesi</a></strong> vidyo.net üzerinde yoğunlaşmak ve aradaki boşa geçen zaman farkını kapatmaktır.</p>
<p>Sağlıcakla kalın..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yok.be/hayatimdaki-bazi-yenilikler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yerli malı video sitesi</title>
		<link>http://www.yok.be/yerli-mali-video-sitesi.html</link>
		<comments>http://www.yok.be/yerli-mali-video-sitesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 01:09:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kurşunkalem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günlük Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[video izle]]></category>
		<category><![CDATA[video seyret]]></category>
		<category><![CDATA[video sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[vidyo]]></category>
		<category><![CDATA[vidyo izle]]></category>
		<category><![CDATA[vidyo.net]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yok.be/?p=212</guid>
		<description><![CDATA[İnternet ortamındaki en zorlu sektörlerin başında gelen video paylaşım sitelerinin arasına bir yenisini katmış bulunmaktayız. Biraz uzun ama olsun &#8220;Yerli malları haftasını canı gönülden destekleyen web sitesi &#8221; sloganı ile başlamış olduğumuz bu serüvende bizleri neyin beklediğini pek bilmemekteyiz. Bu sitede olduğu gibi video paylaşım sitemizdede wordpress alt yapısını kullandık. Şu ana kadar wordpress için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnternet ortamındaki en zorlu sektörlerin başında gelen <a title="video, video izle, video seyret" href="http://www.vidyo.net"><strong>video paylaşım</strong></a> sitelerinin arasına bir yenisini katmış bulunmaktayız. Biraz uzun ama olsun &#8220;Yerli malları haftasını canı gönülden destekleyen web sitesi &#8221; sloganı ile başlamış olduğumuz bu serüvende bizleri neyin beklediğini pek bilmemekteyiz. Bu sitede olduğu gibi video paylaşım sitemizdede wordpress alt yapısını kullandık. Şu ana kadar wordpress için yapılmış en kaliteli ve en görsel video temasını kullanıyoruz diyebilirim. Sitemizdeki içeriğin birçok bölümü dailymotion, yahoo, metacafe vb sitelerden çekilmektedir. Zaman zaman facebook video larınıda sitemizde paylaşıma sunmaktayız. Yeni nesil <a title="video izle, video seyret" href="http://www.vidyo.net"><strong>video izle</strong></a> siteniz www.vidyo.net</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yok.be/yerli-mali-video-sitesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>9 Şubat 2010 tarihte bir dönüm noktası</title>
		<link>http://www.yok.be/9-subat-2010-tarihte-bir-donum-noktasi.html</link>
		<comments>http://www.yok.be/9-subat-2010-tarihte-bir-donum-noktasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Feb 2010 23:04:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kurşunkalem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günlük Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[9 Şubat 2010]]></category>
		<category><![CDATA[Ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[Nefes Almak]]></category>
		<category><![CDATA[Solunum yetmezliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yok.be/?p=209</guid>
		<description><![CDATA[Başlık biraz caf caflı görünebilir ama yazacak başka birşey bulamadım. Kimseyi ilgilendirmiyor belki, hatta hiç kimsenin umurunda dahi olmayabilir ama 9 şubat 2010 tarihi benim için çok önemli bir gün. Bu lanet kaza tam olarak hangi ayda gerçekleşti hatırlamıyorum ama 20 yıldan fazla olduğuna eminim. 20 yıldan bu yana hep bir solunum problemi yaşayıp durdum. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Başlık biraz caf caflı görünebilir ama yazacak başka birşey bulamadım. Kimseyi ilgilendirmiyor belki, hatta hiç kimsenin umurunda dahi olmayabilir ama 9 şubat 2010 tarihi benim için çok önemli bir gün. Bu lanet kaza tam olarak hangi ayda gerçekleşti hatırlamıyorum ama 20 yıldan fazla olduğuna eminim. 20 yıldan bu yana hep bir solunum problemi yaşayıp durdum. İşte 9 şubat 2010 günü 20 yıldır çektiğim bu sıkıntının son bulması için bir dönüm noktası. Şayet ameliyat başarılı olur ise nefes almak nasıl bir duygu bunu bende öğrenicem inşallah. Daha bir çok şey yazmak isterdim fakat içinde bulunduğum durum buna müsade etmiyor. Şimdiden bir ameliyat heyecanı sardı bile. Aslında bu ameliyat heyecanı değil ameliyat sonrası yaşıyacaklarımın heycanı desek daha doğru olur. Beni tanıyan tanımayan herkese selamlar sevgiler ve saygılar. Dualarınızı esirgemezseniz beni çok mutlu edersiniz. Sağlıcakla kalın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yok.be/9-subat-2010-tarihte-bir-donum-noktasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir isimsiz kahraman arıyorum.</title>
		<link>http://www.yok.be/bir-isimsiz-kahraman-ariyorum.html</link>
		<comments>http://www.yok.be/bir-isimsiz-kahraman-ariyorum.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Jan 2010 17:27:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kurşunkalem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günlük Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yok.be/?p=207</guid>
		<description><![CDATA[Merhaba arkadaşlar, 18 günlük bir aranın ardından yeni bir yazı ile sizlerin karşısındayım. 2 Ocak 2010 Tarihinde yazmış oludğum &#8220;Yeni bir yıl ve yeni beklentiler&#8221; yazısında mevzu bahis olan sağlık problemim ile uğraşmaktayım. İki hafta boyunca çoğu gerilimli bir ortamda sinirli haller ile hastane kapılarını aşındırmanın ardından güç bela ameliyat gününü almış bulunmaktayım. 9 Şubat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba arkadaşlar, 18 günlük bir aranın ardından yeni bir yazı ile sizlerin karşısındayım. 2 Ocak 2010 Tarihinde yazmış oludğum &#8220;<a title="Yeni bir yıl ve yeni beklentiler" href="../yeni-bir-yil-ve-yeni-beklentiler.html">Yeni bir yıl ve yeni beklentiler</a>&#8221; yazısında mevzu bahis olan sağlık problemim ile uğraşmaktayım. İki hafta boyunca çoğu gerilimli bir ortamda sinirli haller ile hastane kapılarını aşındırmanın ardından güç bela ameliyat gününü almış bulunmaktayım. 9 Şubat 2010 tarihinde Bezmi Alem Valide Sultan Vakıf Gureba Hastanesi&#8217; nde burnumdan bir operasyon geçireceğim. Her neyse bu ameliyat konusunu bir kenara bırakalım ve bu yazıyı yazmamın asıl sebebine, sadede gelelim. 20 Ocak 2007 tarihinde godday firmasından bi arkadaşımın ısrarı sonucunda bu alan adını yani www.yok.be&#8217; yi satın almış bulundum. İlk zamanlar pek ilgilenemesemde son zamanlarda kişisel site olarak kullanmaya karar verdim. Şimdi burda garip olan bir durum yok sıradan bir webmaster&#8217;ın yaşadığı rutin bir olay gibi görünüyor, fakat bu rutinliği bugün yaşamış olduğum bir olay alt üst ediyor. Bu domain adresini alışımın 3 ncü yılında godday de yaşamış olduğum teknik sorunlar sebebiyle alan adını bir daha uzatmayı düşünmüyordum ve pasifik saatin göre ismin düşmesini bekliyordum. Yaklaşık olarak bir saat önce pek bilinmeyen bu kişisel sayfama isimsiz bir kahraman tarafından bir kaç yorum bırakıldı. Sitenin kapanmasına 12 saatten daha az bir süre var ve son dakika golü olarak bu yorumları almış bulunmaktayım. Her zaman olduğu gibi kaderin bir oyunu demekten başka birşey bulamıyorum ve bu isimsiz kahramanın alan adı süresinin dolmasından önce yeniden bir yorum yazarak açık yüreklilikle yazmasını diliyorum. Elbette ben bu kişinin kim olduğunu bilmekteyim, mühim olan benim onu arayıp bulmam değil onun beni bulması ve korkaklığı bir kenara bırakarak açık yüreklilik ile yazdığı yorumları kendi ismi ile yeniden yazmasını istiyorum.</p>
<p>Şayet yorumlarda yazmış olduğun o değerleri hakettiğimi düşünüyor isen bunu bana ispatlamalısın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yok.be/bir-isimsiz-kahraman-ariyorum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni bir yıl ve yeni beklentiler</title>
		<link>http://www.yok.be/yeni-bir-yil-ve-yeni-beklentiler.html</link>
		<comments>http://www.yok.be/yeni-bir-yil-ve-yeni-beklentiler.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Jan 2010 15:06:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kurşunkalem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günlük Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[2010 temennileri]]></category>
		<category><![CDATA[2010 yılı]]></category>
		<category><![CDATA[hoşgeldin 2010]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu yıllar türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yok.be/?p=205</guid>
		<description><![CDATA[Geride bıraktığımız 2009 yılını bir çoğumuzun arayacağını pek sanmıyorum. Benim içinde  2009 yılının son bir kaç ayı hariç pek iyi geçtiğini söyleyemiyeceğim. Ama son dönemlerde kendimi toparlamam ile birlikte işlerimde yolunda gitmeye başladı. İnsan ne kadar düşerse düşsün muhakkak kalkmasınıda bilmelidir. Son dönemlerde haddinden fazla bir şekilde işimle ilgilenmeye ve kariyerimi geliştirmeye çalışıyorum. 2010 yılından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geride bıraktığımız <strong>2009</strong> yılını bir çoğumuzun arayacağını pek sanmıyorum. Benim içinde  2009 yılının son bir kaç ayı hariç pek iyi geçtiğini söyleyemiyeceğim. Ama son dönemlerde kendimi toparlamam ile birlikte işlerimde yolunda gitmeye başladı. İnsan ne kadar düşerse düşsün muhakkak kalkmasınıda bilmelidir. Son dönemlerde haddinden fazla bir şekilde işimle ilgilenmeye ve kariyerimi geliştirmeye çalışıyorum. 2010 yılından beklentilerim oldukça fazla. Bunların en başında yaptığım iş gelmekte. Son zamanlarda yayın hayatına başlayan bir çok web sitem bulunmakta. Daha önceki dönemlerde yaşamış olduğum hayal kırıklıklarını <strong>2010 yılı</strong> içerisinde yaşamamayı ümit ediyorum. 2010 yılından ayrıca sağlık  konusunda bir beklentim daha bulunmakta. Bundan 20 yıl önce geçirdiğim kaza sonucunda hayatımın bir parçası haline gelen nefes alma probleminide tamamiyle çözmeyi düşünüyorum. <strong>Doktorlar</strong> bu konuda benim kadar ümitli değiller, ama ümitler olmadan olmuyor. 7 ocak 2009 tarihinde <strong>tomografi</strong> filmimin çekilmesinin ardından ameliyat tarihini beklemeye başlayacağım. Yapılacak operasyonda burnumun tamamen kırılmasını ve yeniden yapılmasını istiyorum. Pek çok arkadaşım bu konudan oldukça müzdarip olduğumu bilmezler, dedim ya hayatımın bir parçası oldu ve onunla yaşamayı bu yaşa kadar öğrenmiştim. Ama artık her telefon açışımda insanların yine hastamısın ne oldu sana demesinden bıktım usandım. Burnumdaki şikayetim aslında çok ciddi, hani filmlerde kaçırılan insanların ağzını bantlarlar ya işte diyorum bir gün benide kaçırsalar ve ağzımı bantlasalar kesinlikle 30 saniye sonra can veririm.</p>
<blockquote><p>İçinde bulunduğumuz yeni 2010 yılının geride bıraktığımız 2009 yılına nazaran çok daha verimli bir yıl olmasını ümit ediyorum, hem kendim hem sizler adına.</p></blockquote>
<p>Sevgiler saygılar mutlu yıllar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yok.be/yeni-bir-yil-ve-yeni-beklentiler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ardaturan.net yenilenmiştir</title>
		<link>http://www.yok.be/ardaturan-net-yenilenmistir.html</link>
		<comments>http://www.yok.be/ardaturan-net-yenilenmistir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Dec 2009 19:35:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kurşunkalem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günlük Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[arda turan]]></category>
		<category><![CDATA[arda turan fan sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[ardaturan.net]]></category>
		<category><![CDATA[fan sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[galatasaray]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yok.be/?p=201</guid>
		<description><![CDATA[Sene 2006 ağustos ayının ilk haftasıydı. Ne kadar fanatik bir galatasaraylı olduğumu bilmeyen yoktur sanırım. İşte o zamanlardada futbol müsabakalarını yakından takip ediyordum ve hazırlık maçları sırasında bir isim dikkatimi çekti. Bu isim Arda Turan &#8216; dan başkası değildi. Yetenekli bir futbolcu olmasının yanı sıra galatasaray için özlenen bir karakterdi kendisi. Büyük takımlarda her zaman [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_202" class="wp-caption aligncenter" style="width: 590px"><a href="http://www.yok.be/wp-content/uploads/2009/12/ardaturangorunum.jpg"><img class="size-full wp-image-202" title="Arda Turan" src="http://www.yok.be/wp-content/uploads/2009/12/ardaturangorunum.jpg" alt="Arda Turan " width="580" height="400" /></a><p class="wp-caption-text">Arda Turan </p></div>
<p>Sene 2006 ağustos ayının ilk haftasıydı. Ne kadar fanatik bir <span style="text-decoration: underline;"><em>galatasaraylı</em></span> olduğumu bilmeyen yoktur sanırım. İşte o zamanlardada futbol müsabakalarını yakından takip ediyordum ve hazırlık maçları sırasında bir isim dikkatimi çekti. Bu isim <a title="arda turan" href="http://www.ardaturan.net"><span style="color: #ff6600;"><strong>Arda Turan</strong></span></a> &#8216; dan başkası değildi. Yetenekli bir futbolcu olmasının yanı sıra galatasaray için özlenen bir karakterdi kendisi. Büyük takımlarda her zaman için tribüne oynayan futbolcuların olması gerektiğine inanmışımdır. Heleki <em>futbol</em> çılgınlığı üst derecede olan ülkemiz için fazlasıyla gereklidir. İşte uzun lafın kısası o zamandan bu ismin çok büyük yerlere geleceğini ve kendisini geliştirebileceğini, hatta biraz daha ileri görüşlü olarak ilerleyen zamanlarda tüm türkiye ile birlikte dünyanında bu çocuğu konuşacağını düşünerekten domain ismi olan ardaturan.net&#8217; i satın aldım.</p>
<p>O zamanlar nasıl bir proje gerçekleştireceğimi tam kestiremdiğim için, bir arkadaşım vasıtası ile özel bir yazılım hazırlamaya çalıştık o kadar aham şaham birşey olmasada günün şartları için idealdi sanırım. Gel zaman git zaman işlerimin sapa sarması ve şu mp3 davasının ortaya çıkması sebebi ile işlerime uzunca bir süre ara vermek zorunda kaldım. Ara verdiğim bu süre zarfı içinde haliyle site ile ilgilenme fırsatım pek olmadı. İlerleyen yıllarda ise farklı farklı sebeplerden ötürü <span style="text-decoration: underline;"><em>Ardaturan.net</em></span> sitesini tam istediğim gibi faal bir hale getiremedim. İşlerime yoğunluk verdiğim şu son zamanlarda <a href="http://www.sanalhane.com" target="_blank"><span style="text-decoration: underline;">Sanalhane.com</span></a> ardından <span style="text-decoration: underline;"><em>Ardaturan.net</em></span> sitesinide yenileyerek yeniden yayın hayatına başlamasına karar verdim.</p>
<p>Siteyi ziyaret edip incelemek isteyenler yazımın sonundaki linkten siteye ulaşabilirler. İçerik bakımından biraz zayıf olduğunun farkındayım, zamanla üyelerinde katkılarıyla birlikte çok daha yoğun bir içeriğe sahip olacağı inancındayım.</p>
<p>İşte Türk futbolunun tartışılmaz yeteneği <a title="arda turan" href="http://www.ardaturan.net" target="_blank"><span style="color: #ff6600;"><strong>arda turan</strong></span></a> için hazırlamış olduğum web sitesi.</p>
<p>http://www.ardaturan.net</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yok.be/ardaturan-net-yenilenmistir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sanalhane ile yeniden</title>
		<link>http://www.yok.be/sanalhane-ile-yeniden.html</link>
		<comments>http://www.yok.be/sanalhane-ile-yeniden.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Dec 2009 09:23:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kurşunkalem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günlük Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[sanalhane]]></category>
		<category><![CDATA[sanalhane forum]]></category>
		<category><![CDATA[sanalhane.com]]></category>
		<category><![CDATA[turksengel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yok.be/?p=197</guid>
		<description><![CDATA[Şöyle biraz yani 4-5 sene evveline gidersek internet dünyasında ilk gözağrım diyebileceğim bir siteydi sanalhane. 5 yıl önce bir elin parmakları kadar sayılı arkadaşların bir araya gelerek uzun uğraşlar ve uzun bir beyin fırtınasının ardından ortaya çıkardığı bir isimdi sanalhane. O zamandan bu zamana bir çok şey değişti, en basitinden o bir elin parmağıyla gösterilen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_198" class="wp-caption aligncenter" style="width: 590px"><a href="http://www.yok.be/wp-content/uploads/2009/12/sanalhaneile.jpg"><img class="size-full wp-image-198" title="Sanalhane" src="http://www.yok.be/wp-content/uploads/2009/12/sanalhaneile.jpg" alt="Sanalhane İle Yeniden" width="580" height="370" /></a><p class="wp-caption-text">Sanalhane İle Yeniden</p></div>
<p>Şöyle biraz yani 4-5 sene evveline gidersek internet dünyasında ilk gözağrım diyebileceğim bir siteydi <a title="Facebook video, müzik, eğlence" href="http://www.sanalhane.com"><span style="color: #ff6600;"><em><strong>sanalhane</strong></em></span></a>. 5 yıl önce bir elin parmakları kadar sayılı arkadaşların bir araya gelerek uzun uğraşlar ve uzun bir beyin fırtınasının ardından ortaya çıkardığı bir isimdi <a title="Facebook video, müzik, eğlence" href="http://www.sanalhane.com" target="_blank"><span style="color: #ff6600;"><em><strong>sanalhane</strong></em></span></a>. O zamandan bu zamana bir çok şey değişti, en basitinden o bir elin parmağıyla gösterilen arkadaşların her biri bir yana dağıldı ve  herkes kendi yolunda gitme özgürlüğünü seçti. Geriye ne mi kaldı? Geriye bir ben birde başı boş sanalhane kaldı. İşte o günlerdeki güzel günlerin anısına bu ismi yeniden yaşatmak ve yeniden sanal aleme kazandırmak için <strong>&#8220;<a title="Facebook video, müzik, eğlence" href="http://www.sanalhane.com" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">Sanalhane ile yeniden</span></a>&#8220;</strong> sloganı ile site tekrardan yayın hayatına girmiştir. İlk kurulduğu zamanlarda sanalhane sadece bir forumdan ibaretti, ilk zamanlarda vbulletin kullanılmasına rağmen etrafımızda dönen entrikalar sonucunda lisansımız iki defa iptal edilmiş ve mecburi olarak invison power board (ipb) kullanmaya zorlanmıştık. Sanalhane ile yaşadığım tek zorluk bu script değiştirme olayı değildi tabiki. Sanalhanenin 3 ncü yılına girmesiyle birlikte elime bir mahkeme tebligatı ilişmişti ve sanalhanenin kalan tek patronu olduğum için bir başıma mp3 davası ile yargılanmaya başlamıştım. Bu yargı süreci tam tamına üç yıl boyunca sürdü ve hayatımdan maddi, manevi bir çok şeyi bereberinde götürüp adliye arşivinin tozlu raflarına kaldırıldı. Bu kadar zorluğa, bu kadar soruna rağmen yeniden bu isimle uğraşmak biraz delilik gibi görünsede sanalhane benim ilk gözağrım ve onu yeniden yaşatmak en büyük kavgam.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yok.be/sanalhane-ile-yeniden.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yıllar geçsede üstünden, bu kalp sizi unuturmu?</title>
		<link>http://www.yok.be/yillar-gecsede-ustunden-bu-kalp-sizi-unuturmu.html</link>
		<comments>http://www.yok.be/yillar-gecsede-ustunden-bu-kalp-sizi-unuturmu.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Nov 2009 09:37:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kurşunkalem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günlük Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Erhan Ziya Sancar]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook]]></category>
		<category><![CDATA[Mahmut Şevket Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[orta okul hatırası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yok.be/?p=186</guid>
		<description><![CDATA[Bir yazıya başlarken bu kadar düşüneceğimi bukadar tutuklu kalacağımı ve gerçek anlamda zamanda geriye dönüş yolculuğu yapacağımı tahmin edemezdim. Dün öğlen saatlerinde posta kutuma düşen bir mail ile facebook ta beni benden alan ve yıllar öncesine götüren o resim ile karşılaştım. Bu resmi paylaşan sevgili Erhan Ziya SANCAR hocamızdan başkası değildi. Sanmayın bir tek öğrencisiyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Bir yazıya başlarken bu kadar düşüneceğimi bukadar tutuklu kalacağımı ve gerçek anlamda zamanda geriye dönüş yolculuğu yapacağımı tahmin edemezdim. Dün öğlen saatlerinde posta kutuma düşen bir mail ile <span style="text-decoration: underline;"><strong>facebook</strong></span> ta beni benden alan ve yıllar öncesine götüren o resim ile karşılaştım. Bu resmi paylaşan sevgili <span style="text-decoration: underline;"><strong>Erhan Ziya SANCAR</strong></span> hocamızdan başkası değildi. Sanmayın bir tek öğrencisiyle <em><span style="text-decoration: underline;">arkadaş, dost, abi, kardeş</span></em> olan hababam sınıfının meşhur edebiyatçısıydı bizimde bir edebiyatçımız vardı her ne kadar edebiyat dersimize girmesede <img src='http://www.yok.be/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p style="text-align: justify;">1995 li yılların sonunda orta okulun bitmesinin ardından istanbulda gözlerimi ilk açtığım sokak olan gediz sokaktan ayrılmak zorunda kaldım ve takvim yaprakları 1998 yılı haziran ayını gösterdiği zaman ise feriköy semtinden tamamiyle ilişkimi kesmek zorunda kalmıştım. Aradan geçen bunca süre zarfında eski orta okul sıra arkadaşlarımdan bazılarını nadir olarak görebiliyordum, hayat mücadelesi başlamıştı ve artık düşünülmesi gereken daha derin olaylar söz konusuydu. Yılların geçmesi, teknolojinin gelişmesi internet dünyasının 56k fax modemlerden ADSL zımbırtısına geçişiyle birlikte <span style="text-decoration: underline;"><strong>facebook</strong></span> denen sosyal ağ platformu ortaya çıktı. Tabi <span style="text-decoration: underline;"><strong>facebook</strong></span> ile tanışmamız yurt dışında yaşayan arkadaşlara nazaran biraz daha geç oldu ama yinede bu ağın bir parçası olmaktan kendimizi alı koyamadık. İlk başlarda son derecede karşısında durduğum bu platformun gün geçtikçe geride bıraktığımız geçmiş dönemlerimizin, hafızamızdan silinmeye yüz tutmuş anılarımızın canlanmasına yardımcı olduğunu gördükçe bu karşı tutumum son derecede hafifledi ve sempati duymaya başladım . İşte bu sosyal ağ platformu ve Sevgile <span style="text-decoration: underline;"><strong>Erhan Ziya SANCAR</strong></span> hocamızın iş birliği ile yıllar sonra ilk okul ve orta okul arkadaşlarımı yeniden görme eski anıları yeniden tazeleme fırsatı buldum. Bu inanılması güç bir mutluluk ile birlikte bir o kadarda hüzünlü sonbahar havası estirmeye başladı yüreğimde.  Düşününki  bir makale yazıyorsunuz ve orta okul sonlarında bu makalenizin içinde bir yerlerde bir parantez açıyorsunuz. Aradan yıllar geçiyor ve bu parantezi kapatıp makalenize yeniden devam ediyorsunuz ki parantezi ilk açtığınız kısımdan kapatıncaya kadar hayatınızda bir çok şey olup bitmiş ve arada gerçekten uçurum sayılabilecek ve birleştirmesi imkansız boşluklar oluşmuş.</p>
<p style="text-align: justify;">İlla birşeyler yazmak adına kendimi fazla zorlamanın bir anlamı yok sanırım gerçekten uçurum oldukça büyük. 15 Yıl aradan sonra <span style="text-decoration: underline;"><strong>Erhan Ziya SANCAR </strong></span>hocamızın sınıf resmini yayınlanamısın ardından ekte sunacağım resmin de gün yüzüne çıkmasının vakti gelmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yıllar yıllar önce o körolası yokluk zamanlarında bile bir yalan uydurup bir şekilde aileme bu resmi aldırmayı başarmıştım. Gerçekten o dönemde  maddi anlamdaki yokluklar içinde bu resime ödediğim ücret ( 5.000 lira yanılmıyorsam ) benim ve ailem için bir resime ödenecek olası güç bir rakamdı ( Görende, duyanda <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Mona_Lisa" target="_blank"><span style="text-decoration: underline;"><strong>mona lisa</strong></span></a> tablosunu alıyorum sanacak) ve yıllar sonra ne kadar zengin olursam olayım bir daha satın alamıyacağımın farkındaydım.</p>
<div id="attachment_187" class="wp-caption aligncenter" style="width: 610px"><img class="size-full wp-image-187  " title="M.Ş.P.İ.Ö.O 8 A Sınıfı" src="http://www.yok.be/wp-content/uploads/2009/11/15_yil_hatirasi.jpg" alt="15_yil_hatirasi" width="600" height="436" /><p class="wp-caption-text">Değerli arkadaşlarıma 15&#39; nci yıl hatıram olsun</p></div>
<blockquote><p>Resimde beyaz bir boşluk olarak görülen kısımda sevgili Ceylan DÖKMEN bulunmaktaydı. O zamanlar kendisiyle konuşma cesareti bulamasamda yıllar sonra, o günlere ait onun hakkındaki düşüncelerimi paylaşmaktan kendimi alıkoyamadım ve kendiside bunu büyük bir hoşgörü ve anlayış ile karşıladı. Bu resimin elimde olduğunu ve birgün paylaşacağımı ilk ona söylemiştim.</p></blockquote>
<p>Son olarak ; O beyaz bölgeden çıkarılan resim parantez açtığım yıllarda cüzdanım ile birlikte ucuz etiketli bir çamaşır deterjanının kurbanı olmuştur.</p>
<p>( Gizlilik ilkelerine duyduğum bağlılıkk nedeniyle resimde bulunan arkadaşlarımın isimlerini paylaşmıyorum. İllada sen kimsin nerdesin diye merak ederseniz de resmin sağ üst köşesine bakmanız yeterlidir. )</p>
<p style="text-align: right;">Sevgi ve Saygıyla</p>
<p style="text-align: right;">Gazi ÖZATA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yok.be/yillar-gecsede-ustunden-bu-kalp-sizi-unuturmu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Paramparça olmak ve parçalara bölünmek</title>
		<link>http://www.yok.be/paramparca-olmak-ve-parcalara-bolunmek.html</link>
		<comments>http://www.yok.be/paramparca-olmak-ve-parcalara-bolunmek.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Nov 2009 13:24:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kurşunkalem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günlük Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[çaycı]]></category>
		<category><![CDATA[komi]]></category>
		<category><![CDATA[web tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[yardımsever]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yok.be/?p=183</guid>
		<description><![CDATA[İşin içinden çıkılamaz halleriniz oldumu veya parçalara bölünmek istediğiniz. Şu son 2 hafta içerisinde o kadar çok şey yaşadım ve 2 haftaya sığmayacak bir çok şeyi sığdırmaya çalıştığım için parçalara bölünme düşüncesindeyim.  Sizlere kısaca yapmaya çalıştığım işlerden ve nelerle mücadele ettiğimden bahsedeyim.
1 &#8211; Bilgisayar Tamircisiyim
2- Web Tasarımcısıyım
3- Çaycıyım
4-Komiyim
5- Kombi &#38; Klima Tamircisiyim
6- Yardımsever bir insan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İşin içinden çıkılamaz halleriniz oldumu veya parçalara bölünmek istediğiniz. Şu son 2 hafta içerisinde o kadar çok şey yaşadım ve 2 haftaya sığmayacak bir çok şeyi sığdırmaya çalıştığım için parçalara bölünme düşüncesindeyim.  Sizlere kısaca yapmaya çalıştığım işlerden ve nelerle mücadele ettiğimden bahsedeyim.</p>
<blockquote><p>1 &#8211; Bilgisayar Tamircisiyim<br />
2- Web Tasarımcısıyım<br />
3- Çaycıyım<br />
4-Komiyim<br />
5- Kombi &amp; Klima Tamircisiyim<br />
6- Yardımsever bir insan ve arkadaşım<br />
7- Orta gelirli bir ailenin ortancı ve tek erkek çocuğuyum.</p></blockquote>
<p>1 nci maddeden başlayarak konumuza giriş yaparsak, yaklaşık olarak 2 yıl önce kendime ait küçük bir işyeri açtım amacım burdan internet üzerindeki müşterilerime sabit telefon ve adres ile daha kolay ulaşabilmek ve bana ulaşmalarını sağlayabilmekti. Buranın kuruluş amacı büyük çoğunluk ile internet üzerinden gelen işleri takip etmek ve para kazanmak olsada zamanla birlikte çevrenin etkisiyle birlikte alanında ileri düzey bilgiye de sahip olduğuma inandığım bilgisayar tamir ve servis işinide yapmaya başladım. Ben işyerimi açtıktan kısa bir süre sonra ailem işyerimin bulunduğu pasaj içerisinde bir çay ocağı açtı ve üçüncü bir mesleğim daha oldu çaycılık. Zamanla çay işlerinin iyi olmamasıyla birlikte çay ocağında ev yemekleri vs yapabileceklerini söylediler ve yemek işinede atıldılar, yemek dağıtımı yani komilik ile birlikte meslek sayısı etti 4. Bunların yanı sıra yardımseverlik ve arkadaşlıkla birlikte kıramıyacağım dostlarımın yardımına koşmak, ( Kombi, klima vs servislerine çıkmak, alt katımda bulunan kırtasiyede yoğunluk olduğu zaman yardıma gitmek, kolu komşunun getirdiği cd leri kopyalamak, onarmak bazen evlerine gidip bilgisayarlarındaki sorun denilmeyecek sorunsal sorunları çözmek vs vs vs. ) 5-6 maddeleride geride bıraktıktan sonra geriye kalan ve en mühim olan orta gelirli bir ailenin tek erkek çocuğu olmak. Mesaim haftanın 6 günü boyunca sabah 8 de başlar ve gece 24 gibi son bulur, bu zaman dilimi içerisinde günün getirdiği psikolojik baskının zihnimde ve bilgisayar ekranının yaydığı radyasyonun gözlerimde oluşturduğu tahribatı hiç biriniz tahmin edemezsiniz.  İşte bu şartlar altında parçalara bölünmeden doğru kararlar alabilmenin mücadelisini vermekteyim. Bazen çok parlarım bazense çok sessiz kalırım, bende her insan gibi sakin kafayla sakin sakin düşünmek ve kararlar vermek isterim ama maalesef elden birşey gelmiyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yok.be/paramparca-olmak-ve-parcalara-bolunmek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Teknosa Exxtra vs Saturn Mağazaları açılış izlenimlerim</title>
		<link>http://www.yok.be/teknosa-exxtra-vs-saturn-magazalari-acilis-izlenimlerim.html</link>
		<comments>http://www.yok.be/teknosa-exxtra-vs-saturn-magazalari-acilis-izlenimlerim.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Oct 2009 13:05:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kurşunkalem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günlük Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[forum istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[izdiham]]></category>
		<category><![CDATA[mağaza açılışı]]></category>
		<category><![CDATA[saturn avm]]></category>
		<category><![CDATA[teknosa exxtra]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yok.be/?p=164</guid>
		<description><![CDATA[Umut, hayal, izdiham macera, kâbus ve çok daha fazlasıdır bugün için yaşadıklarımın özeti. Bugün günlerden 29 Ekim 2009 Perşembe, ilk olarak bu yazımı okuyan tüm arkadaşlarımın ve Türkiye Cumhiriyetinin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını en içen dileklerimle kutlarım.
Dün öğlen saatlerinde elime ulaşan bir broşür ile başlayan yorucu ve bir o kadarda acı maceramı sizlerle paylaşmak istiyorum. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Umut, hayal, izdiham macera, kâbus ve çok daha fazlasıdır bugün için yaşadıklarımın özeti. Bugün günlerden <strong>29 Ekim </strong>2009 Perşembe, ilk olarak bu yazımı okuyan tüm arkadaşlarımın ve Türkiye Cumhiriyetinin 2<strong><em><span style="text-decoration: underline;">9 Ekim Cumhuriyet Bayramı</span></em></strong>nı en içen dileklerimle kutlarım.</p>
<p>Dün öğlen saatlerinde elime ulaşan bir broşür ile başlayan yorucu ve bir o kadarda acı maceramı sizlerle paylaşmak istiyorum. Elime ulaşan broşür Avrupada 230 dan fazla şubesinin olduğu söylenen <span style="text-decoration: underline;"><strong>SATURN</strong></span> mağzası&#8217; nın <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Forum İstanbul</strong></em></span> da gerçekleşecek açılışı ile ilgiliydi. Brüşörde dizüstü bilgisayarlardan tutun da plasma televziyonlara ordan ev gereçlerine beyaz eşya ya kadar bir çok ürünün indirimde olacağı söyleniyordu, ve bu yapılan indirimlerde öyle üç beş lira değil % 50 nin hatta bazı ürünlerde % 90 a yakın idi. Hal böyle olunca ve <span style="text-decoration: underline;"><strong>teknoloji</strong></span> ilede bir bakıma ilgili olduğumdan gidip görmenin hatta gitmişken bir kaç parça birşey almanın iyi olacağını düşündüm ve bir arkadaşımla paylaştım.  Paylaştım dediğime bakmayın onu aradığım vakit benden önce haber almıştı zaten. Velhasıl kelam ikimizdede kredi kartı olmadığı için alışverişe uygun bir kart aramaya başladık, bazı bankaların kartlarına 10 taksite kadar % 0 faiz imkanı vardı. Akşam saat 21 sularında kredi kartı olayınıda çözdükten sonra zamanı kararlaştırdık ve sabah 5 gibi orda olacaktık, Saat 6 da kapılar açılacaktı. Akşam saatlerinde şakayla karışık arkadaşıma hadi gidip şurayı bir görelim dedim ve haliyle arkadaşımda bunu tebessümle karşılayarak erken yatalım erken kalkalım cevabını verdi. Sabah 5 gibi bayrampaşa <em><span style="text-decoration: underline;"><strong>Forum İstanbul</strong></span></em>&#8216; un yolunu tuttuk bizim ev ile mesafesi kendi özel aracımızla maksimum 15 dakika sürecekti ve öylede oldu. <em><span style="text-decoration: underline;"><strong>Forum istanbul</strong></span></em> yakınlarındaki güvenlik arkadaşlara girişin nerede olduğunu sorduk ve aldığım yanıt gerçekten güzeldi <em>&#8221; Ne girişi abi giriş miriş kalmadı &#8221;</em> Biz yolda giderken toz pembe hayaller kuruyorduk saat daha erken gelen giden yoktur rahat bir alışveriş olur en azından alacağımız üründen 400 tane stok var muhakkak bizede bir tane düşer hesaplarını yapıyorduk. Nitekim beklentimiz gibi olmadı sıranın ucu 1 km &#8216; den uzundu desem abartmış olmam sanırım. Aynı gün <em><strong>Saturn </strong></em>mağazası ile birlikte <em><strong>Teknosa Exxtra</strong></em> mağazasınında açılışı vardı ve bu iki mağaza yan yana idi. Bu iki mağazanın önünde biriken kuyruk gerçekten şaşıracak hatta yok canım daha neler diyecek kadar kalabalık idi. Arkadaşımın araca bir park yeri bulup gelmesinin ardından bir karar vermek durumunda kaldık, bir tarafta <em><strong>Teknosa Extra</strong></em> öteki tarafta Saturn alışveriş merkezi var idi. Saturn mağazasında karar kıldık ve yürümeye başladık, yürü babam yürü devasa uzunlukta bir kuyruk ve bu kuyruk öyle tekli sıra felan değil nerden baksanız beşerli sıralar halindeydi. Kuyruğun sonuna geldiğimizde acaba bu sıra bize gelirmi gelirsede ürün kalırmı sorusu aklımıza takıldı. İlk başlarda sıradan çıkmaya niyetli olan bendim fakat arkadaşımın ısrarına dayanamayarak bende yanında durdum, aradan üç saat geçti ve bu sefer arkadaşım mızmızlanmaya ben ise inat etmeye başladım. Uzun lafın kısası Sabah&#8217; ın saat 5 inden öğlen 13 &#8216; e kadar içeri girebilmek için bekledik önümüzde binlerce insan. İçeride ilgimizi çekecek bir ürünün olmadığının farkındaydık fakat inat etmiştik bir defa muhakkak girmeliydik. Saatler tam 13&#8242; ü gösterdiği sırada Saturn mağazasına giriş yaptık, içeri girdiğimiz zaman bir şaşkınlıkta bizi orada bekliyordu. Mağaza gerçekten söz edildiği kadar hatta dahada büyüktü fakat içerideki kasalarda biriken kuyruk dışarıdakini inanın hiç aratmıyordu. İnsanlar aldıkları cihazları üst üste dizerek kasaların önünde tek sıra halinde mağazanın içini dolanıyordu. Abartmadan söyleyebilirimki alınan plasma televziyonları arka arkaya koydukları için bir stand &#8216; dan ötekine geçemiyordunuz, o kuyruğun ya başına ya sonuna gidip oradan geçmeniz gerekiyordu. Arkadaşım ile mağazada biraz turladıktan sonra bu işin böyle olmayacağını ve çıkmamız gerektiğini söyledim, arkadaşımda benim söylememi beklermişcesine doğru çıkış kapısına yöneldi ve saatlerce girmeye ulaştığımız mağazadan 5 dakikada çıkıvermiş olduk. Bugüne dair anlatılacak aslında çok olay var yaz yaz bitmez, ama şu bir gerçekki bu tarz bir mağaza açılışını duyduğunuz zaman ticari anlamda para kazanmak için muhakkak iştirak ediniz. Şayet bugün orada bir kişi çay satmaya çalışsa idi inanın iki mağaza teknosa exxtra ve Saturn den çok daha fazla kâr elde ederdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yok.be/teknosa-exxtra-vs-saturn-magazalari-acilis-izlenimlerim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
